11 Kasım 2012 Pazar
Kader ve zaman
GÜLve DİKEN nasıl her zaman yan yana düşünülürse KADER ve ZAMAN da her zaman yan yana düşünülmelidir. Çalışma hayatında sıkıldığımızda kullandığımız, evlilikte kavga ettiğimizde kullandığımız, sevgilimizle aramız bozuk olduğunda kullandığımız, maaş kuyruğunda sırada beklerken kullandığımız ya da çok hastayken ızdırap çekerken kullandığımız NEREYE KADAR a kendimiz dahil hiç kimse cevap veremez. Sadece KADER VE ZAMAN cevap verebilir. Zamanı gelmedikçe ki onu bizler bilemeyiz., o çok sevip SİZİ SEVMEDİĞİ HALDE TERKEDEMEDİĞİNİZ SEVGİLİNİZDEN, ÇOK IZDIRAP ÇEKTİĞİNİZ HASTALIĞINIZDAN, ÇOK YORULDUĞUNUZ İŞİNİZDEN, HİÇ SEVMEDİĞİNİZ EŞİNİZİDEN nasıl ve ne zaman kurtulacağınıza, sadece ve sadece KADERDE YAZAN ZAMAN karar verir. Ne bir saniye önce ne bir saniye sonra. Olaylar öyle gelişir ki, hiç çaresi olmadığını düşündüğünüz sıkıntınız , hiç ummadığınız zamanda son bulur. Terkedemediğiniz sevgiliniz hiç aklınıza bile gelmez Önemli olan kaderinizde yazılı olup sizin bilmediğiniz zamanı HAYATA SIKI SIKIYA BAĞLI OLARAK BEKLEMENİZDİR. Sizlere, tüm sıkıntılarınızdan EN KISA ZAMANDA KURTARACAK MUCİZELER diliyorum.
19 Eylül 2012 Çarşamba
AŞKI BÜYÜTEBİLİR MİSİNİZ?
Aşk; çocuk değildir, çiçek değildir,böcek değildir, kuş değildir. Olmayan bir şey, dokunulmayan bir şey nasıl büyütülebilir ki. Diyelim ki büyütmeye karar verdik aşkı. Neyle, nasıl ve nerede büyüteceğiz? ELLE TUTAMADIĞIMIZ, GÖZLE GÖREMEDİĞİMİZ, YİYEMEDİĞİMİZ, İÇEMEDİĞİMİZ BİR ŞEY OLAN AŞKI DA büyütebiliriz. VE büyütmeyi başardığımız AŞK, inanın ki siz yaşadığınız müddetçe var olacaktır ve siz ölseniz bile birileri tarafından yaşatılacaktır dillerde dolaşarak. ÇOK BÜYÜK BİR AŞK YAŞAMIŞTI KENDİ İÇİNDE denilerek. Ölümsüz aşkı yaşatmak çok kolay bence. Karşı taraftan hiç bir şey beklemeden, onun isteyip istemediğini sormadan, beklemeden, kendi içinizde yaşattığınız aşk, dizginler sadece sizin elinizde olduğu için ölümsüzleşecektir. BEKLENTİLER AŞKI ÖLDÜRÜR. Mümkünse birlikte BÜYÜTÜN aşkınızı temennim odur, değilse gerçekten aşkı tatmışsanız GEÇMİŞTE YAŞADIĞINIZ HER SANİYENİN HATIRASI AŞKINIZI BESLEYEREK KENDİ İÇİNİZDE BÜYÜTMEYE yetecektir. Sizlere büyütülmeye değecek aşklar diliyorum. Hoş ve hoşça kalın.
17 Ağustos 2012 Cuma
ELDE NE KALDI ?
Hayatın ne zaman nerede ve ne göstereceği hiç belli olmaz. Hepimizin duygusal bir arkadaşlıkla başlayan ilişkileri, evlilikleri her zaman olmasa bile zaman zaman kesintiye uğramakta zaman zaman da sona ermektedir. Ve biz bu durumda karşı taraftan nefret ederek,hakkında kötü konuşarak kendimizce teselli oluruz. Sadece TESELLİ. Aslında kendi kendimize ELDE NE KALDI sorusunu sorarsak ve cevaplarımızı gerçekten adil olarak verirsek inanın elde çok şey kaldığını anlayacak ve bu kadar acı çekmeyeceksiniz. Çünkü hiçbir ilişki kötü olsun diye başlamaz. Siz bu biten ilişkiden mutsuz olacağınızı bilseniz zaten başlamazsınız. İnsanların hayatlarında duygusal başlayan ilişki şimdilerde gençlerin kullandığı AŞKISI yaşama zevki verir, bakımlı olmanızı sağlar, heyecan verir ,çalışma azmi verir, hayal kurdurur gelecekle ilgili. SİZİ HAYATA KARŞI DİK TUTAR. Anlamazsınız zamanın nasıl geçtiğini. Ve bitse de ilişkiniz, iyi geçirilmiş zamanları HATIRLAMANIZ bile DUDAKLARINIZDA BİR TEBESSÜMÜN OLUŞMASINA SEBEP OLACAKTIR. Tatlı bir tebessüm. Ve belki de ilk tanıştığınız güne kahretmeyeceksiniz o zaman.İŞTE SİZE ELDE KALANLAR
HAFIZADA HATIRALAR,DUDAKTA TEBESSÜM VE YAŞANMIŞLIKLARIN BIRAKTIĞI MUTLULUK.
HAFIZADA HATIRALAR,DUDAKTA TEBESSÜM VE YAŞANMIŞLIKLARIN BIRAKTIĞI MUTLULUK.
16 Temmuz 2012 Pazartesi
GİZLİ YALNIZ MISINIZ?
Eş, dost, iş arkadaşlarımız, okul arkadaşlarımız, emekli arkadaşlarımız ve sosyal çevremiz varken nereden çıktı şimdi bu gizli yalnızlık, nasıl yalnızlıktan bahsedebiliriz ki bu kadar kalabalık dünyada.Yalnızlık çoklukta da vardır.Siz bulunduğunuz ortamda, ailenizde rakamsal olarak çok fazla olabilirsiniz. Hiç sordunuz mu kendinize 'Bana şimdiye kadar mutlu olup olmadığımı, sıkıntılarımı, nasıl yardımcı olabileceğini kaç kişi sordu'.Cevabınız hiç kimse ise siz GİZLİ YALNIZ sınız. Hep bir mutluluk tablosu çizdiniz belki de. Hiç akıllarına gelmedi kimsenin size böyle sorular sormak ve yalnız kaldığınızda anladınız gizli yalnız olduğunuzu.Türkçe derslerinde okutulurdu GİZLİ ÖZNE. Bulmak için çok uğraşırdık kendisini. Bir takım soruları cümleye sormazsak asla bulamazdık GİZLİ ÖZNE yi. Ve tabii ki zayıf alırdık. ŞİMDİ SİZLERDE GİZLİ YALNIZ OLUP YAŞAMDA SINIFTA KALMAKTANSA size sorular sorulmadan ortaya çıkın. Ben varım, yaşıyorum,benimde sıkıntılarım olabiliri hissettirin. Bu kalabalık dünyada GİZLİ YALNIZ olarak ömrünüzü tüketmeyin.
22 Haziran 2012 Cuma
ÖMRÜN BAHARI NE KADARDIR?
Dünyanın her yerinde her saniye binlerce insan doğmaktadır. Kendilerine göre bir yaşam şekli, kendilerine göre gelenek görenekleri vardır insanların. Doğduğumuz coğrafyayı seçme şansımız olmadığı gibi ailemizi de seçme şansımız yoktur,bulunduğumuz ortamı da. Kardeşlerimizi de seçme şansımız yoktur, çevremizi de. Ve TEK SİZE AİT OLAN KARAKTER le doğarız. Bazı insanlar ömürleri boyunca mutsuz olmak için yaratılmış gibi mutsuz, umutsuzdurlar. Hiç bir yer, hiç bir şey onları mutlu etmez. Bazıları da en küçük güzel olayda mutluluk yaşar ve bu mutluluğu ömür boyu sürdürmek istercesine çaba sarf eder adeta..Bazıları okul dönemine ÖMRÜMÜN BAHARI demekte, bazıları evlendiği döneme, bazıları da çocuklarının doğumuna demektedir ÖMRÜMÜN BAHARI. Oysaki çok rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki, insan ömrünün tamamında BAHARI yaşayabilir eğer isterse. Önce isteyeceksiniz, sonra yapabileceğinize inanacaksınız tüm ömrünüzün BAHAR olacağına. Çünkü her yaşın, her ortamın,her çevrenin kendisine göre BAHARI vardır. Neden biraz çaba sarf ederek, biraz yenilenerek, biraz hoşgörülü olarak TÜM ÖMRÜMÜZÜ BAHAR olarak yaşamayalım.ÖMRÜN BAHARI nın SÜRESİ YOKTUR.Siz isteyin ve inanın, TÜM ÖMRÜNÜZ BAHAR OLACAKTIR.
20 Haziran 2012 Çarşamba
EN GÜZEL AŞK ZOR OLANDIR
Konuya aşk nedir?den başlarsak NEDEN ZOR OLAN AŞKIN EN GÜZEL OLDUĞUNU sanırım daha rahat anlatabileceğim.AŞK tüm dünyayı unutmaktır, korkusuz olmaktır, sınırsız olmaktır, karşılık beklememektir, üzülmektir, çok üzülmek. Kısaca aslında aşk, kendini sevmektir. Karşıdaki kişi sizi sevsin sevmesin onu düşünerek, size geleceği günü hayal ederek ve onu bir gün kazanacağınızı ümit ederek mutlu olarak yaşarsınız acı çekerek.Yaşam pınarınız olur ZOR OLSA DA SEVDİĞİNİZE KAVUŞABİLECEĞİNİZ GÜNÜ HAYAL ETMEK. İlk bakışta aşık olup, her gün mutlu olduğunu zanneden insanlar zamanla tekdüzelikten sıkıldıklarını söylemektedirler.Emek verilerek elde edilen her zor şey güzeldir. Genellikle aşk üzerine yazılan yazıların ve şiirlerin çoğu kavuşulamayan aşklardır. Hiç rastladınız mı tek seferde aşık olup mutlu mesut olan insanlar için şiirler yazıldığına, hikayeler yazıldığına.SİZLERE DE İZ BIRAKAN, ZOR OLAN EN GÜZEL AŞKLAR DİLİYORUM KAVUŞABİLECEĞİNİZ, DEĞERİNİ DAHA İYİ ANLAYACAĞINIZ AŞKLAR. Hoş ve hoşça kalın.
31 Mayıs 2012 Perşembe
AYRI GEZEN YÜREK DEĞİL BEDENMİŞ
Aşık olup ayrı kalınmasaymış, ne şarkı ne de şiir sözleri yazılırmış bence . AŞK çoğu zaman sanki organlarıymış gibi olmazsa olmazıdır insanın. Çoğu derin yaşar aşklarını. Onlar için yaşam kaynağıdır,yaşama sevincidir aşk. Bildiğimiz bir dolu aşk hikayeleri vardır .Ferhat ile Şirin gibi, Leyla ile Mecnun gibi. Şimdi yok mu böyle aşk hikayeleri? Tabii ki var. Aşkın bu zamanı, eski zamanı olmaz. Yürek her zaman sanki aşık olmak için yaratılmışçasına sever.Çok sever. Ama yürek, sevdiğini her zaman yanında ,beden olarak göremeyebilir. Gerçek aşk o zaman belli olur. Yıllar boyu sevdiğinden ayrı kalanlar için, halen nasıl o kişiyi, aynı aşkla seviyor dediğimiz insanlar, gerçekten YÜREKLERİYLE seven insanlardır.İYİ Kİ BÖYLE İNSANLAR VAR OLMUŞ. Acı da olsa,üzülsek de, dinlerken aşk dolu şarkıları,şiirleri, AYRI GEZENİN YÜREK DEĞİL BEDEN olduğunu bize hissettirdikleri için teşekkür etmeliyiz onlar, bizlerle paylaştıkları için duygularını.Hepinize bu duyguları yaşatacak birliktelikler diliyorum HİÇ AYRILMADAN.
15 Mayıs 2012 Salı
NANKÖRLÜK NEDİR?
Bana göre nankörlüğün kullanıldığı alana göre bir çok tanımı vardır.Kısaca NANKÖRLÜK=ROL YAPMA YETENEĞİ=ÇIKAR dır. Ne demek rol yapmak. Toplumda medeni şekilde ayrıldıklarını söyleyen çiftler görüyoruz. Hiç güzel günleri olmamış, hiç bir güzel duygu yaşamamış ve sanki kaç sabah birlikte uyanıp mutlu olmamışcasına ZATEN İDARE EDİYORDUK ya da ÇOCUKLARIMIZ vardı ya da SEN BENİM İÇİN ÖZELSİN cümleleri kullanılmamış gibi NANKÖRLEŞEBİLMEKTEDİRLER.O zaman, yıllarca bana rol yapmış, gerçekleri söylememiş, neden yıllarımı kullandı gibi düşünmemize sebep olurlar. Şart değil eşiniz olması. Arkadaşlarınız arasında bazen rastlamıyor musunuz NANKÖRLERE. Sıkıldığında sizi arayan, yalnız kaldığında yanınıza gelmek isteyen ve sizin için çok önemli dakikalarınızı saatlerce yaşadığı kötü olayları anlatarak tüketen ve sonra sizi tanımayan NANKÖRLERE.İş yerinizde sizin yanınızda bir şeyler öğrenerek yükselme zamanı geldiğinde sadece kendisini ön plana çıkaran arkadaşlarınız hiç olmadı mı? Öyleyse çok şanslısınız. Yıllarca sevdiğiniz kişi yine sizi her zamankinden çok seviyorsa çok şanslısınız. Yıllarca çok sevdiğiniz insanın sizi çıkarları için unutması , tanımaması, saygı bile göstermemesi, çok sevdiğiniz arkadaşınızın sizi yolda gördüğünde bile görmemezlikten gelmesi ÇOK ACI. Dostunuzun düşman gibi davranması yetisi sadece ROL YAPAN, ÇIKARCI, NANKÖR İNSANLAR a aittir. Hepinize GEÇMİŞ OLSUN , DERS OLSUN.
14 Mayıs 2012 Pazartesi
TEK GELDİK TEK GİDECEĞİZ
Bazen çevremizde koca dünyada yalnız olduğunu düşünen ve üzülen insanlara rastlarız. Oysaki o insanın çevresinde bir çok arkadaşının olduğunu büyük bir aileye sahip olduğunu düşünüp neden böyle düşünüyor diye kendi kendimize sorarız. Oysaki gerçekten yalnız olup bu cümleyi hiç kullanmayan insanlar da mevcuttur. İnsan isterse tek başına yaşasa da koca dünyadaki herkes onu tanıyor ve seviyor gibi düşünebilir. Yaşam zaten tek başlar. Doğumda anne karnından ayrılan biz, zaten yalnız kalmışızdır. Onlar bizi beslemezse, büyüyene kadar bakmazsa biz bir hiçiz. Sonra biz aile olduğumuzda UZUUUN diye zannettiğimiz YAŞAM VE çocuğumuz. Onların evlenmesiyle yalnız kalışımız ve çok sevilen eş kayıpları ile yalnız kalışımız. O kadar dram gibi gelen bu yaşam geçişi, kendimizi olacak bu duruma ne kadar hazırladığımızla ilişkilidir. TEK GELDİK TEK GİDECEĞİZ. Tabii ki hiç evlenmeyenler için tek kalmak zaten bir yaşam şekli oluyor. Gelip geçici arkadaşlıklar zaman zaman oyalasa da onlar daha şanslı yolun sonunda TEK KALMA sendromunda. ÖNEMLİ OLAN yaşamımızda bulunan tüm dostlarımızla her ortamda her koşulda bir ordu gibi kendimizi kuvvetli hissedip ,hep yalnızmış gibi YAŞAMI SEVGİYLE KUCAKLAMAKTIR. SİZLERE BİR ORDU KADAR ÇOK DOST, ÇOK MUTLU OLACAĞINIZ BİR YALNIZLIK DİLİYORUM.
18 Nisan 2012 Çarşamba
UNUTARAK YENİLENİN
Doğumumuzdan itiberen yaşamımızın her zaman çok mutlu, çok mesut, her şeyin tam olması mümkün değildir. İyiler, kötüler, kıskançlar, tembeller, çalışkanlar, varlıklılar varlıksızlar hep birlikte toplumda birlikte yaşarız.İyi günlerimiz olduğu gibi kötü günlerimiz de olur 'BU YAŞADIKLARIM RÜYA OLSA' dediğimiz. Ancak rüya olmadığını anladığımız kötü günlerimizin etkisinde kalarak ta sürdüremeyiz yaşamımızı. Bu işin bana göre tek bir çaresi vardır. UNUTMAK. Neyi unutacaksınız?Üzüldüğünüzü,yorulduğunuzu,kırıldığınızı. Bütün bunları unutmazsanız size verilen ömür boyunca bu yüklerle yaşayamazsınız. Tabii ki söylemek istediğim UNUTMAK , unutulacak şeylere değer insanlar için geçerli.Sizi üzen kişi sizin hayatınızda ne kadar değerli, şimdiye kadar sizin için ne yaptı, size ne kadar değer verdi. Ya da sizi üzen şey işinizse size getirisi nedir, siz bu işe ne kadara emek verdiniz, işiniz sizi ne kadar mutlu etti . Bunları GÖNÜL TERAZİSİNDE tartarak kendinizi YENİLEMEYE KARAR VERİN. Hastalığınız ÜZÜNTÜ İlacınız UNUTMAK Sonuç YENİLENMEK olsun.
YATIRIMINIZI NASIL YAPARSINIZ?
Hepimizin yatırım anlayışı farklı farklıdır. Ve çoğumuz yaşamımızı yatırımlar yapmak üzere planlarız. Eğitim çağında iyi bir eğitim almak, küçük yaşlardan itibaren maratonlara hazırlanır gibi bir çok okula giriş sınavına girip başarılı olmak, okullar bitince master yapmak,ikinci lisanları öğrenmek, iyi bir yerde iyi bir maaşla işe başlamak, iyi bir ev ve araba sahibi olmak, evlenmek çocuk sahibi olmak onları büyütmek ve yaşadığımız şeyleri onlara da yaşatmak. Kısaca bu kısır döngü içinde UNUTTUĞUMUZ ve hep EN SON SIRADA yer alan belki de formalite icabı yılın belli günlerinde görev olarak yaptığımız büyükleri görmek, dostlarımızı aramak. Oysaki büyüklerimizi, yakınlarımızı, dostlarımızı takvimi belli olan günlerde değil FIRSAT BULMAK yerine FIRSAT YARATARAK arasak sorsak onların desteklerini alsak yatırımların en büyüğünü yapmış oluruz. İNSAN YATIRIMI. Bence İNSAN YATIRIMI en büyük yatırımdır. Sizin hayata hazırlanışınızdan bugünkü durumunuza getiren büyükleriniz sizlere nasıl karşılıksız yaparlarsa desteklerini, nasıl verirlerse sevgilerini, iyi bir dost iyi bir arkadaş ta sizin için iyi bir YATIRIM dır. İyi bir arkadaş nereden bulunur? derseniz cevabım KENDİNİZ den olacaktır. Siz iyi olduğunuz müddetçe kötü arkadaş kötü dost bulmanız mümkün değildir.Ve yaşınız ilerledikçe yaşamın yorduğu sizler kendi kendinize kaldığınızda sizi yalnız bırakmayan dostlarınız olduğunu görmek en büyük mutluluğunuz olacaktır. Bir cümle duymuştum çok eskiden ve çok hoşuma gitmişti yıllar önce'.ARKADAŞ ARKADAŞIN ZEHRİNİ ALIR'. Sizlere de ZEHRİNİZİ ALACAK ARKADAŞ YATIRIMLARI diliyorum. Dostça kalın.
30 Mart 2012 Cuma
SİZ HANGİSİ SİNİZ?
Hiç kendi kendinize düşündünüz mü ben neyim, kimim hangisiyim diye. Hayat felsefeniz nedir? Çok mu mutlusunuz ya da mutlu olmak için çaba mı harcıyorsunuz. Siz hiç yüzünüze tüküren insanlar olduğunda 'Yarabbi bu zerrecikleri bulamayan kulların var' diyerek şükrettiniz mi? ve hiç tepki aldınız mı yakınlarınızdan veya arkadaşlarınızdan ne yapıyorsun diye. Bırakın tepki göstersinler onlar. Suç sizde olmasa bile kırdığınızı mı düşünürsünüz karşı tarafı ve barışmak için mi uğraşırsınız her zaman. Siz gerçekten mutlu olur musunuz onlarla barışınca.İş arkadaşınız, eşiniz, komşunuz. Kim olursa olsun herkese hoşgörü ve sevgiyle yakınlaşarak, sevgiyle kucaklayarak ve AFFEDİCİ olarak, zengin fakir ayrımı yapmadan, boyacı , kapıcı ayrımı yapmadan, kendini hiçbir zaman yükseklerde görmeden kucaklayabiliyorsanız onları , MEVLANA ya da YUNUS EMRE olmanıza gerek yok. Siz kendi dünyanızın MEVLANASI ve YUNUS EMRE si olmuşsunuz demektir. Haydi şimdi düşünmeye SİZ HANGİSİ SİNİZ?
YAŞAM OKULUNDAN MEZUN MUSUNUZ?
Dünyaya geldiğimiz ilk dakikalarda itibaren YAŞAM OKULUNA başlamış oluyoruz. NE MEZUNİYETİ NE DE MEZUNİYET BALOSU olan yaşam okuluna. Soluk aldığımız her dakika yeni bir şeyler öğretiyor hayat bize. Hayat ÖĞRETMENİMİZ oluyor yaşamımız boyunca. Olaylar gelişiyor, sorunlar sıkıyor ya da mutlu şeyler yaşıyoruz. Öyle değil midir zaten OKUL da. Hep matematik, Fizik, Kimya öğrenmeyiz okulda da. Bazen müzik dersi yaparız bazen de resim . Ama ne olursa olsun matametik dersinden de geçmek zorundayız Fizik dersinden de. Zaten Müzik ve resim dersinden kalan da pek görülmemiştir. Amaç sıkıntılı diye bilinen zor anlaşılır diye bilenen diğer derslerin arasında biraz moral bulmamız biraz nefes almamız içindir Müzik ve Resim dersleri.Tabii kabiliyeti olanlar da bu dersler yapılırken anlaşılır. Yaşamda öyle değil midir. Günlerimiz bazen yorgun bazen üzgün olabilir. Bazen ölenler olur yakınlarımızdan ancak bazen de doğanlar, evlenenler, doğum günleri olanlar.Ve YAŞAM OKULU hayatımızın sonuna kadar devam eder. Okullardan hep mezun olunacağını bilen bizler hiç bir zaman mezun olamayacağımızı, mezuniyet balomuzun olamayacağını bilerek yaşarız. Çünkü yaşam okulunda her gün yeni şeyler öğrenip iyi öğrenemediğimiz şeyler yüzünden üzüleceğimizi biliriz, öğrendiğimiz şeylerle mutlu olabilmeyi biliriz ve YAŞAM HER GÜN BİZE İYİ VEYA KÖTÜ YENİ ŞEYLER ÖĞRETECEĞİNDEN , YAŞAM OKULUNDAN MEZUN OLAMAYACAĞIMIZI da biliriz ÖLENE KADAR. Hepinize SAĞLIKLI ve ÇOK UZUN YILLAR DİLİYORUM YAŞAM OKULUNUZDA.
13 Mart 2012 Salı
SEVMEK SANATI
Şimdi bana 'sevmenin sanatı mı olur?' dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bence olur. Tüm canlılar doğuyor, büyüyor ve ölüyoruz. Hepimiz mutlu olmak istiyoruz. İki günlük diye bahsettiğimiz yaşamımızda mutlu olmak istiyoruz. Ancak mutlu olmak için karşı taraftan beklenti içinde oluyoruz. Tabii karşı tarafta bizden bekliyor mutlu olabilmeyi ve bu kısırdöngü içinde MUTSUZ oluyoruz. Oysaki beklentimizi yok saysak önce kendimizi SEVEREK başlasak mutlu olmak için. Kendisini sevmeyi kendisiyle barışık yaşamayı öğrensek önce. KENDİMİZİ NASIL SEVEBİLİRİZ ?Sabah uyandığınızda 'sağ ve sağlıklısın çok şükür'diyerek kendinize moral verin,maddi değeri hiç önemli değil ama şık giyinin, 'ne kadar da yakıştı sana' diyerek kendinizi mutlu edin ve sokağa çıktığınızda enerjinizi yansıtın tüm insanlara ve hiç unutmayın hiç bir anne baba evladını kötü olsun diye yetiştirmez hepimizin olumsuz yönleri vardır iyi yönlerini düşünerek sevin kaeşınızdakileri ve onları sevmek için ÇABA GÖSTERİN. Zamanla sevmek sanatını nasıl başardığınızı göreceksiniz. SİZLERDE SANATKAR OLACAKSINIZ.SEVMENİN SANATKARI.
SEVMEK SANATI
Şimdi bana 'SEVMENİN SANATI MI OLUR?' diye soracaksınız. Bence olur. Çoğumuz sevilmeyi karşı taraftan bekleriz. Bu eşiniz, çocuğunuz, sevgiliniz, arkadaşınız olur belki de. Beklentimiz karşı taraftan olduğu için de mutsuz oluruz ve bizimle ilgilenmedikleri için sevmek istemeyiz onları.Bu sanatı öğrenmek için işe önce kendinizi severek başlayın. Sabah uyandığınızda kendinize 'yine sağ ve sağlıklısın'deyin, güzel giyinin, pahalı şeyler olması şart değil ve' ne kadar güzelsin bugün'deyin, O günün sizin için iyi geçeceğine inanın ve enerjinizi eşinize,arkadaşınıza, otobüsteki diğer insanlara yansıtın.İnanın hiç bir anne baba çocukları kötü olsun diye yetiştirmez onları. Tüm anne babaların çocukları sevilmeye değerdir. Önemli olan bu sanatı öğrenmektir. SEVMEK SANATINI. Böyle bir okul olmadığına göre SEVME SANATININ ÖĞRETMENİ sizler olacaksınız. Birinci dersimiz KENDİMİZİ SEVMEK. İkinci dersimiz ÇEVREMİZDEKİLERİ sevmek. Bu derslerden başarılı olduğunuzda SEVMEK SANATI DİPLOMASI almaya hak kazanacaksınız ve yaşam boyu SEVİP, SEVİLECEKSİNİZ. Tümünüzü SEVMEK SANATI DİPLOMASI almaya davet ediyorum.SEVGİLERİMLE
ZORLUKLAR SİZİ NE KADAR YORDU?
Zaman zaman birilerinin 'hayat beni çok yordu' dediklerine şahit olmuşsunuzdur. Bazen kendimiz de bu cümleyi kullanırız.Gerçekten zorluklar bizi yoruyor mu? Hiç düşündünüz mü her zaman adından sıkıcı bir şekilde bahsettiğimiz zorluklar bizim yaşamımıza neler kattılar, ne kadar çok şey öğrendik o zorluklardan ve aslında teşekkür etmemiz gereken zorlukların, bizim daha fazla yaşamdan bilgi sahibi olmamızı, yaşama daha dirençli bağlanmamızı, yaşamak için sebebimiz olduğunu, tecrübe sahibi olduğumuzu düşününce yorgun olmadığımızı. YAŞAMIN ANLAM KAZANDIĞINI, UĞRUNDA ZORLUK ÇEKTİĞİNİZ PARA, SEVGİLİ, ÇOCUK HER NE OLURSA OLSUN ZORLUĞU NE KADAR ÇOKSA ONUN DEĞERİNİ ÜÇE BEŞE KATLADIĞINI. HİÇ YORULMADAN, EMEK VERMEDEN, ÜZÜLMEDEN ELDE EDECEĞİNİZ MADDİ MANEVİ HİÇ BİR ŞEY SİZE AYNI DUYGUYU YAŞATMAYACAKTIR. Öyleyse şimdi tekrar düşünün ZORLUKLAR SİZİ GERÇEKTEN YORDU MU?
5 Mart 2012 Pazartesi
YAŞAMI YAŞANILIR YAPIN
Her gün her birimiz değişik yerlerde değişik işlerde çalışırız. Değişik sorunlarımız, sağlık problemlerimiz, kız ya da erkek arkadaşlarımızla sorunlarımız vardır belki. Ve belki hasreddirsiniz sevdiğinize ve belki kavuşamamışsınızdır. Zaman zaman bu dünyadan nefret edip yaşamaktan bıktığınızı söylersiniz üzüntüyle. Ve göremezsiniz etrafta çiçek açan ağacı, yuva yapan kuşları, baharın ya da kışın zevkini alamazsınız. Hepimiz insanız. Tabii ki zaman zaman düş kırıklıklarımız, üzüntümüz olacaktır. Ancak bir hedefiniz varsa ve ona ulaşmak için en küçük şeyden mutlu olabilmeyi öğrenerek, azmederek,en önemlisi sabrederek günlerin iyi şeyler getirebileceğine inanarak beklentilerinizi küçük tutarak ve şükrederek YAŞAMINIZI YAŞANILIR kılabilirsiniz.Hiç kimsenin, kardeşin bile ayrı karakterleri ayrı yaşamları varken kimsenin size benzemesini istemeyin. Olduğu gibi kabul edin, en sevdiğiniz şeyi imkanlarınız ölçüsünde hiç kimseden yardım almadan yapın. Bir günü nasıl ayırırım kendime demeyin. Kendinize isteyerek ayıracağınız on dakika bile yeterli olacaktır. Tek başınıza çok isteyerek ayıracağınız onar dakikalarınız yıllar geçtikçe size YAŞAMI YAŞANABİLİR kılacak ve çevrenize vereceğiniz enerji hayatınız boyunca sizi insansız bırakmayacak ve siz pozitif enerjinizle MUTLU,UMUTLU VE YAŞANILIR DÜNYA ya katkılarınızla her zaman anılacaksınız. Gelecekte YAŞAMI önce kendinize sonra çevrenize YAŞANILIR kılacağınız için tüm insanlık adına teşekkür ediyorum. MUTLU YAŞANILIR YAŞAMLAR diliyorum.
23 Şubat 2012 Perşembe
HER ŞEY VE HERKES OLUN
Tanrı insanları eşit yaratmamıştır. Kimimiz kısa kimimiz uzun kimimiz ela kimimiz kahverengi gözlü olarak dünyaya gelmişiz. Bu karakteristik özelliklerin yanında sosyal yaşamda da hepimiz aynı bonkörlüklerle doğmamıştır maddi anlamda. Ve sizler gözü mavi olanlarla aynı olmadığınız gibi diğerleriyle aynı şartlarda olmayabilirsiniz. Gözün rengi değil GÖNLÜNÜZÜN RENGİ değer katar sizlere. Siz insanlarla sınıf farkı yaratmadan boy farkı yaratmadan büyümeden arkadaşça dostça severek yaşarsanız ne sizin boyunuzun uzunluğuna ne gözünüzün mavisine bakar onlar. İşte adam gibi adam derler, dost derler, başım sıkışınca bana arkadaş derler ve siz hayatınıza da değer katmış olursunuz herkes olunca. Bulunduğunuz statünün de değerini anlarsınız herkes olunca, sağlığınızın da. Gerçekten gönül huzuru yaşarsınız. Para, mevki, servet gerçekten bazen işe yaramıyor ve siz dünyadan gidince sizin için HER ŞEYDİ HERKES OLDU denecek insan olmak adına hemen harekete geçin yanınızda çalışanı sevin, yardımcınıza nasılsın deyin ve komşunuzun kapısını çalın iki gün görmezseniz. Bana ihtiyacın var mı, seni göremedim deyin. Gün bugündür. Haydi HERKES VE HER ŞEY olmaya. Yaptığınız HERKES VE HER ŞEY olmayı lütfen benimle paylaşın. Paylaşın ki aldığınız haz daha da büyüsün. Birlikte HERKES OLARAK.Hoşça kalın.
20 Şubat 2012 Pazartesi
EMİN MİSİNİZ
Emin misiniz hayatınızda olmazsa olmazınız, her şeyiniz ya da ilerde çocuklarınızın annesi ya da babası olacak kişinin ya da çok sevdiğiniz sırdaşınızın , arkadaşınızın doğru bir seçim olduğundan . EMİN MİSİNİZ.Çok nadirde olsa bazı yaşamsal deneyimlerim bana özellikle arkadaş seçimlerinde yanıldığımı gösterdi. İnanamadım insanların nasıl rol yapabildiğine ve neden anlayamadım diyerek kendime kızdım. Aslında düşündüğümde hatanın bende değil insanların yaşamlarındaki çalkantılar sonucunda gerçek yüzlerini göstermediklerinden kaynaklandığını anladım ve rahatladım.Çünkü yapı olarak ben herkesi severim ve bana göre kötü insan yoktur. Ve onların iyi yönlerini görerek severim herkesi. Sizler de az çok anlıyorsunuzdur insanların iyisini ya da iyiymiş gibi davrananlarını.. Belki siz de herkesi seviyorsunuzdur. .Ancak kaybetme korkusu yaşıyorsunuzdur o kişi sizin sevdiğinizse. Belki arkadaşlarınızı kaybetmekten o kadar da korkmazsınız. Yeni arkadaşlar edinebileceğinizi düşünerek rahatlarsınız.Ama tüm hayalleri onun üzerine kurduğunuz kişinin ya da arkadaşınızın doğru insan olup olmadığını bir kez daha gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Kendinize lütfen sorun. EMİN MİYİM. Emin olacağınız kararlar vermeniz dileğiyle hoşça kalın.
12 Şubat 2012 Pazar
ÖZLEM VE GURBET
Babamın mesleği gereği gezerdik Anadoluyu ve her iki senede bir tayinimiz çıkardı. Uzakta olan aile büyüklerimizi özlerdik ve yaz tatilinin gelmesini beklerdik memlekete gitmek için. Ve bizim gittiğimiz mevsimde yurt dışında çalışan ve tatile gelen yakınlarımızı da göreceğimiz için çok mutlu olurduk. Çünkü onlar Avrupa görmüşlerdi, bizden daha modern şeyler kullanıyorlardı yurt dışında ve bizim için özeldiler. Anlatmalarını isterdik yaşamlarını , oradakileri ve özlem giderirdik. Evet sizdiniz onlar. Beni Almanya dan okuyan, beni takip eden sizler. İnanın beni çok mutlu ettiniz ve sizlere teşekkür etmek istedim. Biliyor musunuz özlem yaşamak güzel bir duygu. Aynı şehirde, aynı mahallede yaşayıp birbirini görmemek için bahaneler uyduran insanlar olmak yerine özlemle, hasretle yakınlarına, sevdiklerine, sevgililerine kavuşmak için gün sayan,o günlerin hayalini kuran sizler , yaşamak için bir sebep oluşturursunuz farkına varmadan. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum ve tüm gurbetçilere saygılarımı sevgilerimi gönderiyorum. Tüm sevdiklerinize sağlıkla kavuşmanız dileğiyle.Hoşça kalın.
3 Şubat 2012 Cuma
SİZ OLMAKTAN VAZGEÇMEYİN
Tüm canlılar doğuştan belli özelliklerle doğarlar.Tipleri, gözleri,burunları,hisleri,hırsları, sevinçleri değişiktir. Zamanla topluma uyum sağlamak için bazı huylarımızı değiştirmek zorunda kalabiliriz belki. Ve bazen gerekmektedir de. Bütün bu gereklilikler yaşanırken sizi siz yapan temel bazı özelliklerinizden lütfen ödün vermeyin. Terbiye sınırlarını aşmadan, kendinizden nefret ettirmeden tüm doğallığınızla yaşayın hayatınızı.Kim ne der, şu hareketimi nasıl yorumlar, beni sevmezler, beni dışlarlar gibi kaygılarla yaşamayın.. İnsan ömrü hem çok uzun hem de çok kısa. Ömrünüzün sonu geldiğinde inanın sizi tek başına yolluyorlar. Sizin için iyi diyenler de kötü diyenler de bu hayatta kalıyor siz gidiyorsunuz. O halde neden size verilmiş ömrü başkalarına iyi görünmek için yaşayalım.Siz hayatı doya doya yaşamak,imkanlarınız doğrultusunda istediğinizi yapmak kısaca mutlu olmak için yaşayın Birinci önceliğiniz kendiniz olsun. SİZ, SİZ OLMAKTAN VAZGEÇMEDİKÇE BAŞKALARINI DA MUTLU EDEBİLMENİZ KAÇINILMAZDIR.Hoş ve hoşça kalın.
30 Ocak 2012 Pazartesi
HATALARINIZDAN PİŞMANLIK DUYMAYIN DERS ALIN
Bizler zaman zaman yaptığımız hatalardan pişmanlık duyarak kendimize kızar keşke öyle değil böyle yapsaydım diyerek kendimizi yargılarız. Yaptığımız hatalar bize doğruları öğretir,daha az hata yapmayı öğretir ve hangi konuda hata yapmışsak o konuda daha çok bilgi sahibi olmamızı sağlar. Ancak iş konusunda yaptığınız hatalar sizi işinizden edebilir. Tabii ki her dakika hata yapıyorsunuz işinizden oluyorsunuz demiyorum. Elinizde olmayan nedenlerden de olabilir ve telafi edilebilir. Duygusal hatalar, yaşamımızda daha sık rastlanan şeydir. Benim size pişmanlık duymayın ders alın dediğim hatalar DUYGUSAL HATALARDIR. Yaşadığınız hiçbir hatadan pişman olmayın. Şimdi size hata gibi gelen şeylerin o anları yaşarken size ne kadar mutluluk verdiğini, size nasıl yaşam sevinci verdiğini, kendinizi ne kadar güzel ne kadar yakışıklı hissettiğinizi unutmayın. Yaşanmış ve bitmiş duygusal birliktelikleri gözden geçirin. Ne yapmıştınız ya da ne yapmamıştınız. Aklıma bir anekdot geldi. Adını veremeyeceğim İnsan ilişkileri konusunda deneyimli, kitapları olan ve üçüncü evliliğini yapmış olan uzmanımıza siz mutlu birliktelikler konusunda öğütler veriyorsunuz neden siz üç kere evlendiniz diye sorulan soruya 'hatalarımı anladım ,pişmanlık duymadım ancak mutsuz evliliklerimden ders alarak sizlerin bu hataları yapmamanız için kitaplarımı yazdım ve şu anda da sizi bilgilendirmek istedim' demişti.Sizler de HATALARINIZDAN PİŞMANLIK DUYMAYIN DERS ALIN diyorum. Hoş ve hoşça kalın .
28 Ocak 2012 Cumartesi
KENDİNİZİ ŞIMARTIN, KENDİNİZLE KONUŞUN
Bizler övgülerin başkalarından gelmesini bekleriz, öyle öğrenmişiz öyle öğretmişler. Hayır arkadaşlar sizi en iyi tanıyan sizsiniz.Sevginizi,üzüntünüzü,heyecanınızı siz bilirsiniz. Beklemeyin. Kimse sizi takdir etmediğinde üzülmeyin. Size güzelsin demeyenler için kin beslemeyin. Size çiçek almayan eşinize, arkadaşınıza küsmeyin. Çiçeğinizi kendiniz alın gerekirse ve sabah kalktığınızda kendinize ne kadar güzelsin bugün ne kadar şirinsin gibi güzel cümleler kurun ya da bugün yaptığın işte ne kadar başarılıydın deyip kendinizi ödüllendirin. Göreceksiniz beklenti içinde olduğunuz eşinize arkadaşınıza neden güzel cümleler kullanmadıkları, neden çiçek almadıkları için darılmayacaksınız. SİZ HERŞEYİ TEK BAŞINA BAŞARABİLDİĞİNİZ GİBİ KENDİNİZİ SEVMEYİ ŞIMARTABİLMEYİ VE KENDİNİZLE KONUŞARAK DAHA DA MUTLU OLMAYI öğreneceksiniz. SİZ YAPABİLİRSİNİZ. Sevgiler.
27 Ocak 2012 Cuma
YORUMLARINIZ BENİ YÜREKLENDİRECEKTİR
Sizlerin yorumları beni yüreklendirecektir. Lütfen kısa da olsa düşüncelerinizi merak ediyorum. Bende sizlerle besleneceğim ve dökmenin zamanının geldiğine inandığım çoğu birikimlerimi sizlerle paylaşmaya şevkle devam edeceğim. Yazacağınız yorumlar için teşekkürler, sevgiler.
İNSANLA BESLENİN .HİÇ ACIKTIRMAZ,HİÇ ACITMAZ
Bizler zaman zaman yalnız kalarak daha huzurlu daha mutlu olacağımızı düşünürüz.Yaşam koşulları ilişkilerimiz,birlikte yaşadığımız kişiler hepsi sanki bizim için bir bağ,bir sıkıntıdır.Kaçmak isteriz,ortamımızı değiştirmek isteriz.Bazen yanınızdaki arkadaşınız, komşunuz hatta eşiniz toplumumuz çoğu kişi bizim gibi kaçmak kurtulmak ister.Nereye kaçıyorsunuz. KAÇACAĞINIZ YER KAÇMAK İSTEYENLERİN YANI. OYSAKİ BULUNDUĞUNUZ ORTAMA DAHA SICAK BAKARAK YANINIZDAKİ İNSANLARI DAHA İYİ YÖNLERİYLE VE AFFEDİCİ OLARAK GÖREREK inanın hiç kaçma isteği kurtulma isteği duymadan yani ömür boyu insana tok ve onların da sizi acıtmayacağı,incitmeyeceği mutluluğa tok, acısız bir ömrünüz olacaktır. Lütfen insanla beslenin göreceksiniz ki MUTLU EDEN, MUTLU OLAN,TOK VE ACISIZ bir hayatınız olacak.HEPİNİZE TOK VE ACISIZ GÜNLER diliyorum. Sevgiyle kalın.
26 Ocak 2012 Perşembe
SEVGİYLE ELİNİZİ UZATINIZ
Merhabalar.Her şeyin gönlünüzce olacağı bir gün diliyorum Bu gün etrafınızda sevmek zorunda olduğunuz insanlara farklı yönlerden bakarak ne kadar da sevimliymiş diyebileceğinizi görmenizi isterim. ŞAŞIRTIN ONLARI VE ONLARIN DA SİZİN HAKKINIZDA POZİTİF DÜŞÜNMESİNİ SAĞLAYIN. NE GEREK VAR ZATEN BENİM SEVDİĞİM VE BENİ SEVEN VAR DEMEYİN.Tabii ki sizin sevdikleriniz ve sizi sevenler vardır.Önemli olan iyi bakarak,iyi görerek,iyi düşünerek kendinize ve etrafınızdakilere dolayısıyla topluma pozitif enerjinizi verecek ve bu dünyayı sevmelerini sağlayacaksınız.Yaşam koşullarının aynı olmadığı dünyamızda duygu dünyasının eşit olduğunu göstereceksiniz,hayattan zevk almasını sağlayacaksınız.Haydi sizde en azından en yakınınızda ve sevmediğiniz birine elinizi uzatınız.Uzatınız ki yaşam kolay olsun onun için,yaşam yaşanılır olsun.Sevgiyle kalın, sevgi dağıtın,Hoşça kalın.
25 Ocak 2012 Çarşamba
BEN BU DÜNYAYI ANLAYAMADIM: SİZLERİ TANIMAKTAN MUTLUYUM
BEN BU DÜNYAYI ANLAYAMADIM: SİZLERİ TANIMAKTAN MUTLUYUM: Merhabalar. Şimdi siz bizleri nereden tanıyorsunuz ki mutlusunuz diyebilirsiniz.Yıllar bana insanların tümünün doğuşta aynı olduğunu , yaş...
SİZLERİ TANIMAKTAN MUTLUYUM
Merhabalar. Şimdi siz bizleri nereden tanıyorsunuz ki mutlusunuz diyebilirsiniz.Yıllar bana insanların tümünün doğuşta aynı olduğunu , yaşam koşullarının , yaşanılan yerlerin, yaşanılan insanların, kişi farklılıklarını meydana getirdiğini öğretti. Yaşamım boyunca görevim gereği çok insan tanıdım.İnanın onlar bana çok şey öğretti çok şey kattı hayatıma. Sizlerle daha sonra yaşamın zorluklarıyla nasıl başa çıkabileceğimizi ve anlayamadıklarımı paylaşacağım.Sorularınız varsa anlayamadığım dünyadaki deneyimlerimle sizlere yardımcı olmaya ablanız anneniz olmaya hazırım.Birikimlerimi anlayamadığım dünyadan gitmeden önce aktarmak isterim. Şimdilik hoşçakalın,hoşgörülü olun.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)