30 Mart 2012 Cuma
SİZ HANGİSİ SİNİZ?
Hiç kendi kendinize düşündünüz mü ben neyim, kimim hangisiyim diye. Hayat felsefeniz nedir? Çok mu mutlusunuz ya da mutlu olmak için çaba mı harcıyorsunuz. Siz hiç yüzünüze tüküren insanlar olduğunda 'Yarabbi bu zerrecikleri bulamayan kulların var' diyerek şükrettiniz mi? ve hiç tepki aldınız mı yakınlarınızdan veya arkadaşlarınızdan ne yapıyorsun diye. Bırakın tepki göstersinler onlar. Suç sizde olmasa bile kırdığınızı mı düşünürsünüz karşı tarafı ve barışmak için mi uğraşırsınız her zaman. Siz gerçekten mutlu olur musunuz onlarla barışınca.İş arkadaşınız, eşiniz, komşunuz. Kim olursa olsun herkese hoşgörü ve sevgiyle yakınlaşarak, sevgiyle kucaklayarak ve AFFEDİCİ olarak, zengin fakir ayrımı yapmadan, boyacı , kapıcı ayrımı yapmadan, kendini hiçbir zaman yükseklerde görmeden kucaklayabiliyorsanız onları , MEVLANA ya da YUNUS EMRE olmanıza gerek yok. Siz kendi dünyanızın MEVLANASI ve YUNUS EMRE si olmuşsunuz demektir. Haydi şimdi düşünmeye SİZ HANGİSİ SİNİZ?
YAŞAM OKULUNDAN MEZUN MUSUNUZ?
Dünyaya geldiğimiz ilk dakikalarda itibaren YAŞAM OKULUNA başlamış oluyoruz. NE MEZUNİYETİ NE DE MEZUNİYET BALOSU olan yaşam okuluna. Soluk aldığımız her dakika yeni bir şeyler öğretiyor hayat bize. Hayat ÖĞRETMENİMİZ oluyor yaşamımız boyunca. Olaylar gelişiyor, sorunlar sıkıyor ya da mutlu şeyler yaşıyoruz. Öyle değil midir zaten OKUL da. Hep matematik, Fizik, Kimya öğrenmeyiz okulda da. Bazen müzik dersi yaparız bazen de resim . Ama ne olursa olsun matametik dersinden de geçmek zorundayız Fizik dersinden de. Zaten Müzik ve resim dersinden kalan da pek görülmemiştir. Amaç sıkıntılı diye bilinen zor anlaşılır diye bilenen diğer derslerin arasında biraz moral bulmamız biraz nefes almamız içindir Müzik ve Resim dersleri.Tabii kabiliyeti olanlar da bu dersler yapılırken anlaşılır. Yaşamda öyle değil midir. Günlerimiz bazen yorgun bazen üzgün olabilir. Bazen ölenler olur yakınlarımızdan ancak bazen de doğanlar, evlenenler, doğum günleri olanlar.Ve YAŞAM OKULU hayatımızın sonuna kadar devam eder. Okullardan hep mezun olunacağını bilen bizler hiç bir zaman mezun olamayacağımızı, mezuniyet balomuzun olamayacağını bilerek yaşarız. Çünkü yaşam okulunda her gün yeni şeyler öğrenip iyi öğrenemediğimiz şeyler yüzünden üzüleceğimizi biliriz, öğrendiğimiz şeylerle mutlu olabilmeyi biliriz ve YAŞAM HER GÜN BİZE İYİ VEYA KÖTÜ YENİ ŞEYLER ÖĞRETECEĞİNDEN , YAŞAM OKULUNDAN MEZUN OLAMAYACAĞIMIZI da biliriz ÖLENE KADAR. Hepinize SAĞLIKLI ve ÇOK UZUN YILLAR DİLİYORUM YAŞAM OKULUNUZDA.
13 Mart 2012 Salı
SEVMEK SANATI
Şimdi bana 'sevmenin sanatı mı olur?' dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bence olur. Tüm canlılar doğuyor, büyüyor ve ölüyoruz. Hepimiz mutlu olmak istiyoruz. İki günlük diye bahsettiğimiz yaşamımızda mutlu olmak istiyoruz. Ancak mutlu olmak için karşı taraftan beklenti içinde oluyoruz. Tabii karşı tarafta bizden bekliyor mutlu olabilmeyi ve bu kısırdöngü içinde MUTSUZ oluyoruz. Oysaki beklentimizi yok saysak önce kendimizi SEVEREK başlasak mutlu olmak için. Kendisini sevmeyi kendisiyle barışık yaşamayı öğrensek önce. KENDİMİZİ NASIL SEVEBİLİRİZ ?Sabah uyandığınızda 'sağ ve sağlıklısın çok şükür'diyerek kendinize moral verin,maddi değeri hiç önemli değil ama şık giyinin, 'ne kadar da yakıştı sana' diyerek kendinizi mutlu edin ve sokağa çıktığınızda enerjinizi yansıtın tüm insanlara ve hiç unutmayın hiç bir anne baba evladını kötü olsun diye yetiştirmez hepimizin olumsuz yönleri vardır iyi yönlerini düşünerek sevin kaeşınızdakileri ve onları sevmek için ÇABA GÖSTERİN. Zamanla sevmek sanatını nasıl başardığınızı göreceksiniz. SİZLERDE SANATKAR OLACAKSINIZ.SEVMENİN SANATKARI.
SEVMEK SANATI
Şimdi bana 'SEVMENİN SANATI MI OLUR?' diye soracaksınız. Bence olur. Çoğumuz sevilmeyi karşı taraftan bekleriz. Bu eşiniz, çocuğunuz, sevgiliniz, arkadaşınız olur belki de. Beklentimiz karşı taraftan olduğu için de mutsuz oluruz ve bizimle ilgilenmedikleri için sevmek istemeyiz onları.Bu sanatı öğrenmek için işe önce kendinizi severek başlayın. Sabah uyandığınızda kendinize 'yine sağ ve sağlıklısın'deyin, güzel giyinin, pahalı şeyler olması şart değil ve' ne kadar güzelsin bugün'deyin, O günün sizin için iyi geçeceğine inanın ve enerjinizi eşinize,arkadaşınıza, otobüsteki diğer insanlara yansıtın.İnanın hiç bir anne baba çocukları kötü olsun diye yetiştirmez onları. Tüm anne babaların çocukları sevilmeye değerdir. Önemli olan bu sanatı öğrenmektir. SEVMEK SANATINI. Böyle bir okul olmadığına göre SEVME SANATININ ÖĞRETMENİ sizler olacaksınız. Birinci dersimiz KENDİMİZİ SEVMEK. İkinci dersimiz ÇEVREMİZDEKİLERİ sevmek. Bu derslerden başarılı olduğunuzda SEVMEK SANATI DİPLOMASI almaya hak kazanacaksınız ve yaşam boyu SEVİP, SEVİLECEKSİNİZ. Tümünüzü SEVMEK SANATI DİPLOMASI almaya davet ediyorum.SEVGİLERİMLE
ZORLUKLAR SİZİ NE KADAR YORDU?
Zaman zaman birilerinin 'hayat beni çok yordu' dediklerine şahit olmuşsunuzdur. Bazen kendimiz de bu cümleyi kullanırız.Gerçekten zorluklar bizi yoruyor mu? Hiç düşündünüz mü her zaman adından sıkıcı bir şekilde bahsettiğimiz zorluklar bizim yaşamımıza neler kattılar, ne kadar çok şey öğrendik o zorluklardan ve aslında teşekkür etmemiz gereken zorlukların, bizim daha fazla yaşamdan bilgi sahibi olmamızı, yaşama daha dirençli bağlanmamızı, yaşamak için sebebimiz olduğunu, tecrübe sahibi olduğumuzu düşününce yorgun olmadığımızı. YAŞAMIN ANLAM KAZANDIĞINI, UĞRUNDA ZORLUK ÇEKTİĞİNİZ PARA, SEVGİLİ, ÇOCUK HER NE OLURSA OLSUN ZORLUĞU NE KADAR ÇOKSA ONUN DEĞERİNİ ÜÇE BEŞE KATLADIĞINI. HİÇ YORULMADAN, EMEK VERMEDEN, ÜZÜLMEDEN ELDE EDECEĞİNİZ MADDİ MANEVİ HİÇ BİR ŞEY SİZE AYNI DUYGUYU YAŞATMAYACAKTIR. Öyleyse şimdi tekrar düşünün ZORLUKLAR SİZİ GERÇEKTEN YORDU MU?
5 Mart 2012 Pazartesi
YAŞAMI YAŞANILIR YAPIN
Her gün her birimiz değişik yerlerde değişik işlerde çalışırız. Değişik sorunlarımız, sağlık problemlerimiz, kız ya da erkek arkadaşlarımızla sorunlarımız vardır belki. Ve belki hasreddirsiniz sevdiğinize ve belki kavuşamamışsınızdır. Zaman zaman bu dünyadan nefret edip yaşamaktan bıktığınızı söylersiniz üzüntüyle. Ve göremezsiniz etrafta çiçek açan ağacı, yuva yapan kuşları, baharın ya da kışın zevkini alamazsınız. Hepimiz insanız. Tabii ki zaman zaman düş kırıklıklarımız, üzüntümüz olacaktır. Ancak bir hedefiniz varsa ve ona ulaşmak için en küçük şeyden mutlu olabilmeyi öğrenerek, azmederek,en önemlisi sabrederek günlerin iyi şeyler getirebileceğine inanarak beklentilerinizi küçük tutarak ve şükrederek YAŞAMINIZI YAŞANILIR kılabilirsiniz.Hiç kimsenin, kardeşin bile ayrı karakterleri ayrı yaşamları varken kimsenin size benzemesini istemeyin. Olduğu gibi kabul edin, en sevdiğiniz şeyi imkanlarınız ölçüsünde hiç kimseden yardım almadan yapın. Bir günü nasıl ayırırım kendime demeyin. Kendinize isteyerek ayıracağınız on dakika bile yeterli olacaktır. Tek başınıza çok isteyerek ayıracağınız onar dakikalarınız yıllar geçtikçe size YAŞAMI YAŞANABİLİR kılacak ve çevrenize vereceğiniz enerji hayatınız boyunca sizi insansız bırakmayacak ve siz pozitif enerjinizle MUTLU,UMUTLU VE YAŞANILIR DÜNYA ya katkılarınızla her zaman anılacaksınız. Gelecekte YAŞAMI önce kendinize sonra çevrenize YAŞANILIR kılacağınız için tüm insanlık adına teşekkür ediyorum. MUTLU YAŞANILIR YAŞAMLAR diliyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)